50 – 100 Milyon Adet Arası Satan Kitaplar

50 Milyondan fazla satan kitaplar

0
515

100 milyon üzerinde satan kitap konumuzdan sonra sıra 50 – 100 milyon adet arası satan kitaplar konusunu da açmazsak haksızlık olurdu. 50 – 100 milyon adet arası satan kitaplar arasında bir çok eserin yer aldığını görüyoruz. Hepsini sırası ile inceleyelim.

1 – ASLAN, CADI VE DOLAP

İngiliz yazar C.S.Lewis’in 187 sayfadan oluşan ve Narnia Günlükleri kitap serisinin 2. kitabı olan bu eser aynı zamanda beyaz perdeye de uyarlanmıştır. Bu aslında serinin ilk yazılan kitabı. “Büyücünün Yeğeni”, daha sonra, bu kitaptan önce okunması için yazılıyor. 1950’den beri 85 milyon üzerinde kopya satmıştır. 2005 yılında beyaz perde de yaynlanmaya başlayan film, Amerika Birleşik Devletleri’nde 291.710.957 dolar, uluslararası olarak 453.073.000 $ hasılat ile toplam kazancı 744.783.957 $’a ulaşmıştır. Film ABD’de gösterime girdiği ilk hafta sonu 65.556.312 $ gelir elde etmiştir.

Peter, Susan, Edmund ve Lucy Pevensie savaştan kaçan küçük kardeşlerdir ve ünlü bir profesörün büyük malikanesine gönderilirler. Bu malikanedeki bir dolabın içine dalarlar ve kendilerini Narnia’da bulurlar… Ancak Narnia, eski Narnia değildir. Çünkü kötü kalpli bir cadı tarafından ele geçirilmiştir ve her mevsim kışı yaşamaktadır. Kardeşler büyük bir olaya bulaştıklarının farkına varırlar ve Narnia’ya yardım etmekte karar kılarlar. Kitaplarda Türk mitolojisine ait izler bulunmaktadır. Bu kitaptaki aslanın gerçek adı Aslan’dır. Yani yazar aslana isim verirken İngilizce Lion yerine türkçe karşılığı olan Aslan adını kullanmıştır. Ayrıca Edmund Narnia’da Beyaz Cadı ile karşılaştığında cadı onu sihirli Türk Lokumu ile kandırmıştır. Seride sadece bu kitapta değil, diğer kitaplarda da Türk kültürüne ait izlere rastlanmaktadır.

2 – AYİŞE – SHE: A HISTORY OF ADVENTURE

İngiliz yazar Henry Rider Haggard tarafından yazılmış ve ilk olarak 1886 Ekim ile 1887 Ocak arasında The Graphic adlı gazetede yayınlanmış olan roman. Fantezi Roman türünün klasiklerinden biri olup 44 dilde 83 milyon üzerinde satış yapmıştır. Roman 2003 yılında Nilgün Özcan tarafından Türkçeye çevrildi ve İthaki yayınları tarafından yayınlandı.

Roman Cambridge’lı macerasever Horace Holly’nin manevi oğlu Leo Vincey ile birlikte Afrika’nın derinliklerine yaptıkları bir yolculuğu anlatır. İkili, yolculuk sırasında ilkel bir yerli ırkı ve onların She dedikleri ve itaat edilmesi gereken biri olarak kabul ettikleri Ayişe adında gizemli, beyaz bir kraliçe ile karşılaşırlar. Rider Haggard, bu romanında önceki romanı Kral Süleyman’ın Hazineleri romanında yaratmış olduğu ve daha sonraları başka yazarların da etkilendiği bir tarz haline gelecek olan Lost World roman ekolünün en ünlü örneklerinden birini vermiştir.

Kitap 1908’den bu yana birçok kez filme çekilmiş, 1935 ve 1965 yıllarında çekilen versiyonları başarılı olmuştur.

3 – DA VINCI ŞİFRESİ

Dan Brown’ın 2003 yılında kaleme aldığı 582 sayfalık mutlaka okunması gereken eseri bugüne kadar 80 milyon üzerinde satmıştır. Eser beyaz perdeye aktarılmış ve başrolünü Tom Hanks oynamıştır.

Kitapta İsa ile ilgili tarihi sırlar ve Da Vinci’nin eserlerinde bu sırlarla ilgili ipuçları bıraktığına değinilir. Ayrıca Da Vinci’nin gizli bir tarikata üye olduğundan bahsetmektedir. Tüm bunlar kitapta bulmacalar ve kovalamacalarla ele alınmıştır. Dan Brown’un, sinemalarda da ilgi gören Da Vinci Şifresi bir cinayetle başlar. Cinayetin çözüm sürecinde ise İsa’nın evlenmiş ve soyunun yürümüş olduğu düşüncesi savunularak Hrıstiyan dünyasını karıştıran tez ortaya atılır. Kitabın sürprizlerinden biri de, Leonardo Da Vinci’nin, S. Maria delle Grazie Manastırı için yaptığı Son Akşam Yemeği adlı freskte, İsa’nın yanında oturan kişinin Havari Yuhanna değil; Magdalalı Meryem (Maria Magdalena) olabileceği ve Mecdeli Meryem’in İsa’nın eşi olduğu iddiasıdır. İddiaya göre, Bizans İmparatoru Konstantin, İznik’te toplanan Birinci Konsül sırasında, Pagan toplumları Hristiyanlık’a çekebilmek ve çatışmayı önleyebilmek için İsa’yı Roma stili tanrılaştıran anlayışın desteklenmesini ve bazı gerçeklerin perdelenmesini sağlamıştır. İşte bu gerçeği ortaya koyacak belgeler, Sion Tarikatı tarafından korunmaktadır. Ayrıca, Hristiyanlık tarihinin en önemli simgelerinden biri olan ‘Kutsal Kase’, aslında bir dişiyi, Magdalalı Meryem’i simgelemektedir. Kitabın Hristiyan dünyasını karıştıran en tartışmalı özelliği ise, hikâyenin kurgusu içinde cinayetlerin, Papa 2. Jean Paul döneminde gücünü arttırdığı bilinen Opus Dei tarikatının üyelerine işletilmesidir.

4 – Düşün Ve Zenginleş

Napoleon Hill tarafından 1937’de yazılan kişisel gelişim kitabı o zamandan bu zamana 70 milyon üzerinde satış başarısı göstermiştir. Kitabın başlığı nasıl zengin olunacağını ima etmesine rağmen, yazar kitapta öğretilen felsefenin insanların tüm çalışma alanlarında başarılı olmaları için ya da istedikleri hemen hemen her şey için yardımcı olacağını öne sürmektedir. Düşün ve Zenginleş kitabı, Hill’in daha önceki çalışması olan “Başarı Yasası” na dayanarak, kişisel servet biriktiren birçok kişinin yirmi yıldan fazla çalışmasının sonucu olarak dile getirildi.

Hill alışkanlıklarını inceledi ve başarıya ulaşmak için uygulanacak 16 “kanun” geliştirdi. Düşün ve Zengin Ol bu kanunları bir “Felsefe Başarı” şeklinde 13 ilke ile okuyucuya sunarak yoğunlaştırır. Kitapta listelenen 13 “basamak” şunlardır: 1. İstek 2. İnanç 3. Hususi Hedef 4. Özel Bilgi 5. Hayal Etmek 6. Organize Planlama 7. Karar 8. Kalıcılık 9. Ana Zihin Gücü 10. Seks Gizemi Transmutasyonu 11. Bilinçaltı Zihin 12. Beyin 13. Altıncı Sense

5 – HARRY POTTER VE MELEZ PRENS

J.K. Rowling’in yedi kitaplık Harry Potter serisinin altıncı kitabı olup Türkçeye Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu tarafından çevrilmiştir. 2005 Temmuzda yayımlanan kitap bugüne kadar 65 milyon üzerinde satış gerçekleştirmiştir. Harry Potter’ın Hogwarts’taki altıncı yılında geçen roman, Lord Voldemort’un geçmişini, Harry’nin son savaş için hazırlıklarını ve ergenlik döneminde gelişen romantik ilişkileriyle duygusal çatışmalarını konu alır. Kitap aynı zamanda beyaz perdeye de aktarılmıştır.

Kitapta, Lord Voldermort Draco Malfoy’u Albus Dumbledore’u öldürmekle görevlendirmiştir. Eğer Draco beceremezse bunu Snape yapacaktır; bunu kendi evinde, Bellatrix’in yaptığı bozulmaz yeminde söylemektedir. Draco, ailesinin geçmişini öğrenir; babasının bir Ölüm Yiyen olduğunu, Voldemort’un en sadık yandaşlarından biri olduğunu ve bu görevin ailesinde soydan gelen bir gelenek olduğunu öğrenir. Harry, Melez Prens’in iksir kitabının yardımı ile bir ödül olarak kazandığı Felix Felicis, (Sıvı Şans), adlı iksiri içer ve Slughorn’dan hortkuluklar hakkındaki anısını alır. Bundan sonra Dumbledore hortkuluklar hakkındaki fikrinden emin olur ve bunları Harry’e anlatır. Harry, hortkulukları bulmak için kitabın sonuna doğru Dumbledore ile bir mağaraya gider. Sonunda Hortkuluku bulurlar ancak onu alabilmek için bir iksiri içmeleri gerekir. Dumbledore iksiri içer ve içtiği iksir yüzünden zayıf düşer. Harry madalyonu alır ve okula gitmelerini sağlar. Okula döndüklerinde üzerinde Kranlık İşareti gördükleri için hemen Astronomi Kulesi’ne giderler. Orada Dumbledore Harry’i dondurur ve o anda da Draco Malfoy ortaya çıkarak Dumbledore’un asasını uçurur. Diğer Ölüm Yiyenler de okula gelir ve Draco’yu, Dumbledor’u öldürmesi konusunda kışkırtırlar. O anda Snape gelir ve Avada Kedavra Laneti ile Dumbledore’u öldürür. Harry daha sonra bunun planlanmış bir şey olduğunu ve Dumbledore’un zaten öleceğini anlatacaktır. Melez Prens ise aslında Snape’tir.

6 – GÖNÜLÇELEN

Bir diğer adıda Çavdar Tarlasında Çocuklar olup 1951 yılında orjinal adı The Catcher In The Rye adıyla Birleşik Krallık ve Amerika’da basılmıştır. J.D Salinger’in bu romanı bugüne kadar 65 milyon üzerinde satış gerçekleştirmiştir. Modern zamanların başyapıtı olarak değerlendirilen bu eser, “ahlâk dışı” ve “açık saçık” bulunduğundan Amerika Birleşik Devletleri’nin birçok tutucu bölgesinde uzun süre yasaklı kaldı. Hâlâ bazı Amerikan kütüphanelerinde yasaklı kalmasına rağmen, kitabın yasaklanması günümüzde ilginç bir hal almıştır: ABD’de lise düzeyinde en çok yasaklanan kitap olmasına rağmen aynı zamanda en çok okutulan kitaptır.

Hikâye ilk ağızdan anlatılır. Holden Caulfield’ın üç gününü kapsayan kitap, Holden’ın okuduğu Pencey Prep’ten Noel’den (tahminen 1949) hemen önce kovulmasıyla başlar. Daha önce, iki okuldan daha kovulmuştur ve bu sefer ailesiyle yüzleşmemek için eve gitmek istemez. İlk önce eski tarih hocası Mr. Spencer’ı ziyaret eder. Canını sıkan hocasından kurtulan Caulfield, yurda döner fakat orada da başta yakışıklı ve atletik Stradlater olmak üzere yurt arkadaşlarıyla kapışır ve orayı da küfürler savurarak terk eder.

New York’ta içmiş şekilde gezmeye başlayan Caulfield, tanıdıklarıyla rastlaşır. Sürekli olarak etrafındaki her insanın “samimiyetsiz/yapmacık (phony)” olduğunu söyleyen Caulfield sonunda bir otele çekilir ve bekaretini kaybetmek için bir kadın satıcısıyla kız konusunda anlaşır. Odasına yaşıtı olduğunu tahmin ettiği bir kız gelir, fakat nedense sevişmek istemeyen Holden yüzünden işler yolunda gitmez ve kadın satıcısı fazladan 5 $ daha alır. Holden daha sonra eski kız arkadaşlarından Sally Hayes ile çıkmaya karar verir ve onu arar. Beraber tiyatroya ve buz pateni yapmaya giderler. Sonunda dayanamayan Caulfield kıza hakaret eder. Sally kaçtıktan sonra Caulfield bunalmış bir şekilde, ailesine çaktırmadan kız kardeşi Phoebe`yi görmek için eve gider. Küçük kız kardeşi ona Noel için biriktirdiği parayi verir. Caulfield ailesi geldiği anda evden kaçar.

Kitabın sonlarına doğru, Holden güvendiği tek hoca olan Mr. Antolini’nin evine gider. Hocası ona geleceği için mantıklı ve yararlı öğütler verir. Uyumaya başlayan Caulfield gözlerini açtığında hocasının onun alnını okşadığını görür. Neden bunu yaptığı kitapta tam açıklanmasa da, Holden bunu hocasının eşcinsel eğilimlerine yorar. Evden kaçan Holden, bir tren istasyonunda uyuyakalır. Sabah kalktığında da, Batı`ya doğru otostop çekip gitmeyi kafasına koymuştur. Tanıdığı bütün insanlardan kaçıp vardığı yerde sağır taklidi yaparak bambaşka bir hayat sürecektir. Fakat önce bitirilmesi gereken bir iş vardır, kız kardeşinin parasını geri vermek.

7 – THE ADVENTURES OF SHERLOCK HOLMES

Sherlock Holmes’in Maceraları, Arthur Conan Doyle’ın kurmaca Dedektif Sherlock Holmes’un hikayesini anlattığı on iki kısa öyküsünden oluşan bir koleksiyon. İlk kez 14 Ekim 1892’de basıldı. Bugüne kadar 60 milyon adet satmayı başarmıştır.

Arthur Conan Doyle’un yarattığı Britanyalı hayalî dedektif 6 Ocak 1854’de Londra’da doğmuştur. İlk hikâyesi olan Kızıl Dosya 1887 yılında gazetede basılmaya başlanmıştır. Sherlock Holmes, dedektif kahramanlar içerisinde belki de en meşhur olanıdır. Olayları gözlem yoluyla çözmesi ile ünlüdür. Tümdengelim yöntemini çok iyi kullanmaktadır, sorduğu soruların cevaplarının birbiriyle tutarlı bir bütün oluşturmasına dikkat eder; bunun yanı sıra kendi kendine yaptığı laboratuvar araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgileri tekil olaylara uygular ve sigara izmaritlerinden, el yazılarından, ayak izlerinden, ve her türlü bilgi kırıntısından sonuca ulaşır. İnsanları, bir denklemin elemanları olarak ele alan ve dolayısıyla duygusal yönlere kaymayan bir karakter olan Holmes, amacına ulaşmak için zaman zaman aldatıcı ve kurnaz bir karaktere bürünür. Charles Augustus Milverton macerasında, Holmes bilgi edinebilmek için bir malikane hizmetçisine evlenme teklif etmiş, Baskerville Tazısı romanında, düşmanının safdışı etmek için Watson’a yalan söylemiştir. Dedektifin çevresiyle olan ilgi ve ilişkisi, davasına olan temaslarıyla orantılı görünür. Watson, dostunun Akgürgenlerin Esrarı hikâyesinde, müşteri Violet Hunter’a ilgi duyduğunu sanmış ancak davanın çözümlenmesiyle Holmes’un ilgisi kaybolmuştur.

8 – DENİZ ALTINDA 20.000 FERSAH

Çocukken ilk okuduğum kitaplardan bir tanesidir. Jules Verne’in ilk kez 1870 yılında yayınlanan bir bilim kurgu romanıdır. Orjinal dili Fransızca olarak basılan kitap günümüze kadar 60 milyon üzerinde satış elde etmiştir. Hikaye aynı zamanda beyaz perdeye de aktarılmıştır.

1868 yılında denizlerde bazı gemilerin çarpıp batmasına neden olan garip bir nesnenin varlığı denizcileri heyecanlandırmaktadır. Fransız bilim adamı Pierre Aronnax, konuyu araştıran bir ABD bilim gemisine uşağı ile birlikte biner. Bilinmeyen bir hayvan olduğunu düşündükleri varlıkla karşılaştıklarında onu yakalamaya çalışırken bir kaza sonucu denize düşen Aronnax, uşağı Conseil ve geminin Kanadalı mızrakçısı Ned Land; kendilerini o varlığın üzerinde bulurlar.

Dev bir yaratık olduklarını sandıkları şeyin; bir denizaltı gemisi olduğunu görürler. Geminin içine alınan kazazedeler, esrarengiz Kaptan Nemo ve adamları ile tanışırlar. Toplumdan ilişkisini koparıp kendisine kimsenin yapmadığı bir denizaltı gemisi yapan Kaptan Nemo, zengin ve kültürlü bir adamdır. Kendisine benzer insanlardan oluşan mürettebatı ile kendilerini özgür hissettikleri bu mekanda yaşayan Kaptan Nemo, sırlarının açığa çıkacağı endişesi ile Aronnax ve arkadaşları serbest bırakmayı reddeder; onları birlikte okyanusun derinliklerini araştırmaya davet eder.

Roman kahramanları köpekbalıkları ile çarpışmaktan, su altında volkan patlaması görmeye kadar birçok macera yaşar, Atlantis kıtasını ziyaret eder; Güney kutbunu keşfederler.

Gemi Baltık Denizi’nde bir girdaba yakalandığında üç dost şans eseri gemiden ve girdaptan sağ kurtulmayı başarır. Nemo’ya ve Nautilus’a ne olduğu anlaşılamaz. Yazarın, ” Esrarlı Ada ” adlı eserinde Kaptan Nemo’nun ölmediği ortaya çıkar.

9 – HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI

Evet bundan sonra sıralama neredeyse J.K. Rowling’in Harry Potter serisi kitapları ile gidecek. Harry Potter ve Sırlar Odası, J.K. Rowling tarafından yazılan Harry Potter serisinin ikinci kitabıdır. İngiltere’deki ilk basımı 2 Temmuz 1988’de yapılmıştır. Yapı Kredi Yayınlarının 1 Mayıs 2001’de yayınladığı eseri Türkçeye Sevin Okyay çevirmiştir. Bugüne kadar 60 milyonun üzerinde satış gerçekleştirmiştir.

Harry’nin doğum günü Dursley’lerce kutlanmadan geçer.Yine de Dobby adındaki cin onu ziyaret etmiş ve okula dönmemesi için kandırmaya çalışmıştır. Dobby, evde hasar yarattıktan sonra Bayan Dursley Harry’yi odasına kilitler. Harry’yi uçan arabalarıyla gelen ve onu alıp evlerine götüren Weasley kardeşler kurtarır.

Okul kitapları için alış veriş yaparken Harry ve arkadaşları yeni bir profesör ile tanışırlar; Gilderoy Lockhart. Harry ve Ron 9 ¾ peronundaki Hogwarts trenine yetişemeyince yine okula gitmek için büyülü arabayı ödünç alırlar. Okuldaki ilk Quidditch çalışmasında Gryffindor’lular, Draco Malfoy’un Slytherin’in yeni Arayıcısı olduğunu ve babasının tüm takım için 2001 süpürgelerinden aldığını öğrenir ve çok şaşırırlar. Çalışma Malfoy’un Hermione’yi Bulanık (Muggle aileden gelen) şeklinde çağırmasıyla kötüye gider. Kısa bir süre sonra Harry, Profesör Lockhart’a zorunlu olarak yardım eder ve ölüm konuşan kin dolu bir ses duyar.Harry, Ron ve Hermione Neredeyse Kafasız Nick’in partisine katılırlar. Geri dönerlerken Harry o kin dolu sesi tekrar duyar ve hademenin kedisini kara bir büyü yüzünden taşlaşmış olarak bulurlar. Duvarlardaki mesajda Sırlar Odası uyarısı vardır. Çocuklar, Profesör Binns’den Salazar Slytherin’in Muggle’lara karşı olan önyargısını, Sırlar Odası’nı ve onun mirasçısını öğrenirler. Ron bu mirasçının Draco Malfoy olduğunu düşünür ve Hermione de çoközlü iksiri içip Draco’nun arkadaşlarının kılığına girerek bir sonraki Quidditch maçından önce onunla konuşmayı önerir. Harry’nin kolu maç sırasında topun çarpması sonucu kırılır. Lockhart’ın büyüsüyle de iyileşmek yerine kemikler tamamen yok olur. Harry, revirde iyileşirken Dobby tekrar ziyaret edip uyarır.O gece Colin Creevey’e saldırdırırlar. Düello kulübü toplantısında Malfoy, yılan görüntüsü yapar. Harry, yılana Justin’i bırakması için bağırdığı zaman herkes onun yılanlarla konuşabildiğini anlar. Çok geçmeden Justin’e de saldırırlar. Yen Yıl tatili sırasında Harry, Ron ve Hermione çok özlü iksiri denerler. Harry ve Ron, Draco Malfoy’un mirasçı olmadığını öğrenirler fakat Hermione yanlışlıkla kendini bir kediye dönüştürür. Harry, Mızmız Myrtle’ın odasında boş bir günlük bulur. Günlük bir zamanlar, Tom Riddle’a aittir; yani okulun 50 yıl önceki bir öğrencisine.Sonra günlük çalınır ve Hermione ile diğer kıza saldırılır. Daha kötüsü; Hagrid hapishaneye gönderilir ve Dumbledore’un müdürlük görevi askıya alınır. Harry ve Ron Yasak Ormana girerek Hagrid’e yardım etmek isterler. Orman’da dev bir örümcek olan Aragog’la karşılaşırlar.Aragog onlara Hagrid’in suçsuz olduğunu söyler. Harry duyduğu sesin borulardan geldiğini ve dev bir yılana ait olduğunu öğrenir. Ron’un kızkardeşi Ginny, Sırlar Odası’na götürülür. Bu yüzden Harry, Ron ve Profesör Lockhart onu bulmak için doğru borulara giderler. Harry, Tom Riddle yani Lord Voldemort ile karşı karşıya gelir. Voldemort, Ginny’yi de esir almıştır. Fakat Dumbledore’nun Anka Kuşu Fawkes’in yardımıyla Harry Voldemort’u yener.

10 – HARRY POTTER VE AZKABAN TUTSAĞI

Harry Potter serisinin üçüncü kitabıdır. İngiltere’deki ilk basımı 8 Temmuz 1999’da yapılmıştır. 31 Mayıs 2004’te vizyona girmiştir. Yapı Kredi Yayınlarının 1 Mayıs 2001’de yayınladığı eseri Türkçeye Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu çevirmiştir. Bugüne kadar yaklaşık olarak 55 milyon kopya satmıştır.

Harry Potter, serinin 3. bölümünde yazın sonunda görmüş olduğu dev siyah köpek yüzünden kafası fazla karışmış halde okula başlar. Özellikle Sihir Bakanı Cornelius fudge’ın kendisi hakkında söylediği şeyler onun bir çıkmazda olduğunu göstermiştir. Okulda devamlı olarak gördüğü Ruh emiciler ve Ron’un Scabbers adlı faresindeki gariplikler her şeyin başlangıcıdır. Tüyler ürpertici Azkaban kalesinden nasıl olduysa kaçan ve yıllar önce Lord Voldermort’un gücünün zirvesinde olduğu dönem tek lanetle 13 kişiyi birden öldürebilen azılı katil Sirius Black’in Lord Voldermort’un hizmetkarı olduğu sanılmaktadır. Sirius Black anlaşılamayan bir şekilde Ron Weasley’in faresini ele geçirmeye çalışmak için Hogwarts’a gelir. Çok geçmeden Black’in bir Animagus olduğu anlaşılır. Prof. Remus Lupin ile Bağıran Baraka’da buluşan, peşlerinden Harry ve arkadaşlarını getiren Sirius (animagus hali köpektir) Scabbers’in aslında bir animagus olduğunu itiraf eder. Scabbers 12 yıl önce Sirius Black’in karıştığı olayda öldü sanılan ve Lord Voldermort’un asıl hizmetkarı olan Kılkuyruk lakaplı Peter Pettigrew’dir. Pettigrew bütün o cinayetleri işlemiş ve fareye dönüşüp kaçarak kendine öldü süsü vermiştir. Sirius, olan biten her şeyi Harry’e anlatır ve Peter, sahibinden kurtularak asıl sahibi Lord Voldermort’a kaçmayı başarır. Olayların şokunu atlatmaya çalışan Harry kısa zaman önce vaftiz babası olduğunu öğrendiği ve anne babasına ihanet ettiğini sandığı için nefret ettiği Sirius Black’in masum olduğunu öğrenir. Sirius’un kendisiyle yaşama teklifi onu hayli mutlu eder. Bu sırada Harry’nin en sevdiği Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni Lupin’in Kurtadam özelliğini aileler öğrenir. Remus Lupin kontrolsüz şekilde dolunayda dönüşüm geçirmiş olması gerekçesiyle okuldan ayrılmak için istifa ederek Hogwarts’taki işini bırakır. Harry ve arkadaşlarına ise masum olduğuna kimsenin inanmayacağını ve ruh emicilerin onu buldukları anda saldıracaklarını bildikleri Sirius’u, Hipogrif (bir atın gövdesine ve bir kartalın kanatlarıyla başına sahip uçabilen sihirli bir yaratık) Şahgaga ile okuldan kaçırma görevi düşer. Kitap Sirius’un Hipogrif Şahgaganın sırtında semaya uçup uzaklara gitmesi ve Harry’nin yaz tatili için teyze ve eniştesinin evine dönmesiyle son bulur.

11 – HARRY POTTER VE ATEŞ KADEHİ

Harry Potter ve Ateş Kadehi, Harry Potter serisinin dördüncü kitabıdır. İlk olarak 8 Temmuz 2000’de basılmıştır ve bugüne kadar 55 milyona yakın satmıştır. Kitabın filmi 18 Eylül 2005’te vizyona girmiştir. Yapı Kredi Yayınlarının yayınladığı eseri Türkçeye Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu çevirmiştir.

Harry,yaz tatilinin bir kısmını Dursley’lerde geçirdikten sonra arkadaşı Ron’un daveti üzerine yaz tatilinin geri kalanını Kovuk’ta geçirmeye karar verir. Kovuk’ta geçirdiği birkaç mutlu günün ardından Weasley ailesi ile birlikte (Molly hariç) Quidditch Dünya Kupasını izlemeye gider. Ölüm yiyenlerin muggle’ları terörize ettiği ve Voldemort’un kara işaretinin yapıldığı tantanalı bir gecenin ardından Harry Hogwarts’a geri döner.

12 – HARRY POTTER VE ZÜMRÜDÜANKA YOLDAŞLIĞI

Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı, Harry Potter serisinin beşinci kitabıdır. İlk basımı 2003’te yapılmıştır ve bugüne kadar 55 milyon adet satmıştır. Türkçeye Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu tarafından çevrilmiştir. Zümrüdüanka Yoldaşlığı serinin en uzun kitabıdır. 2007 yılında film ve Electronic Arts tarafından geliştirilen video oyun uyarlamaları yapılmıştır.

Roman, Harry Potter ve onun kuzeni Dudley’ye ruh emicilerin saldırmasıyla başlar. Harry, ruh emicilere karşı bir muggle önünde büyü yaptığından dolayı suçlanır ve Sihir Bakanlığı’na mahkemeye çağrılır; fakat Harry mahkemede tüm suçlardan Dumbledore sayesinde aklanır. Dumbledore, Voldermorth’un geri dönmesinden dolayı Zümrüdüanka Yoldaşlığı’nı tekrar toplar. Zümrüdüanka Yoldaşlığı, Voldemort’a karşı kurulmuş gizli bir örgüttür. Harry ve Dumbledore’un Voldemort’un geri döndüğünü söylemelerine karşın Sihir Bakanlığı ve büyücü dünyası buna inanmamakta veya inanmak istememektedir.

Hogwarts’ı kontrol altında tutmak için, Sihir Bakanlığı okula Dolores Umbridge adında bir bakanlık üyesi atar. Dolores Umbridge, Hogwarts’ı yarı diktatörce yönetmeye çalışır. Öğrencilerin karanlık sanatlara karşı büyü öğrenmelerine karşı çıkarak Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersindeki büyü kısmını müfredattan çıkarır. Harry buna itiraz etse de işe yaramaz hatta bu yüzden ceza alır. Bunun üzerine Harry, Hermione ve Ron’un ısrarıyla Dumbledore’un Ordusu adıyla gizli bir grup kurar. Grubun amacı öğrencilerin Karanlık Sanatlara karşı büyü alıştırması yaparak kendilerini savunabilmelerini sağlamaktır. Harry, Voldemort’la arasında telepatik bir bağ olduğunu anlar ve Voldemort’un birçok faaliyetini görebilir; daha sonra Voldemort da bunu anlayacaktır. Romanın sonraki kısmında Harry ve arkadaşları Ölüm Yiyenlerle karşı karşıya gelirler. Bunlara yardıma gelen Zümrüdüanka Yoldaşlığı üyelerinin de katılımıyla büyük bir düello başlar ve bu düelloda Sirius Black, Lucius Malfoy’u etkisiz hale getirirken, kuzeni Bellatrix Lestrange tarafından arkasından vurularak öldürülür. Daha sonra Dumbledore’un da gelişiyle birçok Ölüm Yiyen yakalanır fakat bundan da önemlisi Voldemort’un geri döndüğü tüm sihir dünyası tarafından anlaşılır.

Dumbledore, Harry’e yıllar önce hakkında yapılan kehaneti anlatır. Kehanete göre Voldemort ile Harry’den birinin yaşaması için diğerinin ölmesi gereklidir.

12 – HARRY POTTER VE ÖLÜM YADİGARLARI

Harry Potter ve Ölüm Yadigârları, Harry Potter serisinin yedinci ve son kitabı. İngilizce baskısı 21 Temmuz 2007 tarihinde yayımlandı. Kitap, Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu tarafından Türkçeye çevrilmiştir ve Yapı Kredi Yayınları tarafından 9 Ekim 2007 günü  piyasaya sürüldü. Bugüne kadar yaklaşık 50 milyon adet satmıştır.

Kitabın adının yayınlanmasından çok kısa bir süre önce J. K. Rowling kitap için üç başlık belirlediğini duyurmuştur. Son kitap başlığı, Harry Potter and the Deathly Hallows 21 Aralık 2006 tarihinde J.K. Rowling’in resmi web sitesinde Noel temalı bir adam asmaca ile halka duyuruldu, daha sonra kitabın yayımcıları tarafından kısaca doğrulandı. Eş zamanlı bir sohbette Rowling’e düşündüğü diğer kitap başlıkları sorulduğunda, Rowling Harry Potter and the Elder Wand (Harry Potter ve Mürver Asa) ve Harry Potter and the Peverell Quest (Harry Potter ve Peverell Görevi) kitap adlarından bahsetti.

13 – YÜZYILLIK YALNIZLIK

Yüzyıllık Yalnızlık, 1982 Nobel edebiyat Ödüllü, Kolombiyalıyazar Gabriel Garcia Marquez’in 1967 yılında Meksika’ya ilk gidişinde yazdığı başyapıtının adıdır. İlk baskısı Sander tarafından 1974 yılında yayınlanmıştır.İspanyolca olarak basılmış eserin İspanyolca adı Cien Años de Soledad olup Türkçeye çevirisini Seçkin Selvi yapmış ve piyasaya Can Yayınları tarafından sürülmüştür. Bugüne kadar 50 milyon adet satış gerçekleştirmiştir.

Yazar çocukluğunun geçtiği Aracataca’yı Macondo adıyla fantastik bir kurguyla sunmuştur ve amacını “çocukluk günlerini sanatsal bir dille ardında bırakmak” olarak açıklamıştır. Kitap büyülü gerçekliğin en önemli eserlerindendir.

14 – LOLİTA

Lolita veya az bilinen adı ile Beyaz Irktan Dul Bir Erkeğin İtirafları, Vladimir nabokov’un İngilizce romanı. 1955’te Paris’te ilk baskısı yapılmıştır. Daha sonra yazarı tarafından Rusça’ya çevrilen roman 1962’de Stanley Kubrick tarafından yine Lolita adı ile sinemaya uyarlanmıştır. 50 milyon adet satanlar listesinde kendisine yer bulmuştur.

Roman, ana karakter Humbert Humbert’in su pericikleri adını verdiği ergenlik çağındaki genç kızlara karşı cinsel tutkusunu konu eder.

Humbert Humbert, Amerika’ya yerleşmiş, orta yaşlı, Fransız bir dil profesörüdür. Çocukluğunda bir tatil sırasında aile dostlarının kızı ile aralarında geçen kısa süreli bir ilişkinin ardından birkaç ay sonra sevgilisinin ölüm haberini alır. Bu talihsiz ve yaşanamamış ilişkinin ardından, genç hatta çocuk yaştaki kızlara karşı ilgisini yıllar sonra da üzerinden atamaz. Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika’ya yerleşir. Tesadüfen pansiyoner olarak yerleştiği evde Bayan Haze’nin on iki yaşındaki kızı Dolores Haze’i görür ve yıllar boyunca güçlü belleğinden hiç silmediği çocukluk aşkını Dolores Haze ile özdeşleştirir. Romanda L, Lo, Lola, Lolita, Dolly takma adları ile çağrılan Dolores ile Humbert Humbert arasında böylece bir aşk başlar.

Humbert’e aşık olduğunu her hali ile belli eden Bayan Haze ise bir süre sonra Humbert’e aşkını itiraf eder. Humbert evlenmeyi kabul etmediği takdirde Lolita’yı görmekten mahrum kalacağından bu evliliği kabul eder. Haze ile evlenir. Bu arada Lolita’ya duyduğu ilgiye günlüğünde yer vermektedir. Bu günlüğü ele geçiren Haze delirmiş halde evden çıktığında bir trafik kazası geçirip ölür. Humbert’in istediği olmuştur. Yaz kampındaki Lolita’yı alır ve o günden sonra Amerika’da eyalet eyalet seyahatler ve kaldıkları otellerde yaşadıkları gönüllü veya zoraki aşklar başlar. Humbert artık Lolita’ya bağlanır ve onsuz edemez hale gelir. Gittikleri bir şehirde Lolita okula yazılır ve eğitimine devam ederken, oynadığı bir tiyatro oyununda, oyunu izlemeye gelen tiyatro yazarı ile tanışır. Gezilerine kaldıkları yerden devam etmek üzere yola çıkan Humbert daha ilk durakta Lolita’yı kaybeder. Aradan geçen bikaç yıl sonra Lolita 17 Yaşına geldiğinde Humbert kendisinden ödünç para istemek için gönderilen bir mektup alır. Lolita’yı, kaldığı yerde Dick adında bir gençten hamile halde bulur. Oyun yazarı ile sapıkça ilişkiler yaşadığını öğrenir. Oyun yazarının evine gidip onu öldürür ve teslim olur.

15 – HEIDI

Hepmizi bu kitabı mutlaka okumuşurdur. 1881 yılında basılan kitap İsveç yazar Johanna Spyri tarafından kaleme alınmıştır. 50 milyon üzerinde satış gerçekleştirmiştir.

Teyzesi Dete’in yanında büyüyen Heidi küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiştir. Heidi 5 yaşına geldiğinde teyzesi onu İsviçre’nin bir dağ köyünde yaşayan dedesi Almöhi’yinin yanına bırakır. İnzivaya çekilmiş yaşlı ve huysuz biri olarak tanınan Almöhi marangozluk yaparak ve keçilerinden elde ettiği ürünlerle geçimini sağlamaktadır. Başlangıçta Heidi’yi istemeyen dedesi, teyzesi onu bırakıp gidince onun bakımını üstlenmek zorunda kalır. Sevimliliği, yaşama sevinci ve tükenmeyen coşkusuyla kısa sürede kendini dedesine sevdirir. Köyde çoban Peter ile tanışan Heidi dağlara alışır ve tam bir dağ kızı olur. Olaylar böylece gelişir.

16 – BEBEK BAKIMI VE ÇOCUK EĞİTİMİ

Başlıkta bir yanlışlık yok. Liste bu şekilde gitmektedir. Araya böyle bir kitap karışmışsa benim bir suçum yok. Hem okumadığınızada çok eminim. Benjamin Spook tarafından yazılan ve ilk kez 1946 yılında yayımlanan, bebek ve çocuk bakımı ile ilgili rehber özelliğinde olan bir kitaptır. Kitap ilk altı ayda 500.000 kopya satarak, neredeyse anında üne kavuşmuştur. 1998 yılında Spock’ın ölümüne kadar kitap dünya genelinde 50 milyondan fazla kopya satılmıştır. Amerika’da İncil’den sonra yirminci yüzyılın en çok satan kitabı ünvanına sahiptir.

Spock’ın kitabı II. Dünya Savaşı sonrası nesil için çocuk yetiştirme yöntemlerinde devrim yarattı. Anneler Spock’ın tavsiyelerini harfiyen uyguluyor, onun samimi, güven verici yaklaşımını takdir ediyorlardı. Spock kitabında her şeyden önce, anne-babalara yeteneklerine ve içgüdülerine güvenmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Kitabın ünlü ilk satırı “Kendinize güvenin. Yapabileceğinizi düşündüğünüzden daha iyi olduğunuzu biliyorsunuz.” şeklindedir.

17 – YEŞİLİN KIZI ANNE

1908 yılında Kanadalı yazar Lucy Maud Montgomery tarafından yazıldı. Eser, her yaştaki okuyucuya dönük bir kurgu roman olarak kaleme alındı ve yirminci yüzyılın ortalarından bu yana klasik çocuk edebiyatı romanı olarak kabul edildi. Eser yayımlandıkdan sonra 50 milyon adet sattı ve 20 dile tercüme edildi.

Anne Shirley – Martha ve Marilla Cuthbert ile birlikte yaşamaya gelen canlı, oldukça yaratıcı, konuşkan, kızıl saçlı yetim bir kızdır. Her ikisi de öğretmen olan anne ve babasını çok küçük yaşta kaybetmiş ve bir süre amcası ve yengesinin yanında kaldıktan sonra amcasının ölümü ve yengesinin kendi çocuklarını akrabalarına dağıtıp çalışmak için şehre taşınması sonrası ortada kalmıştır. Bazı ailelerin yanına verilmişse de her defasında ayrılmak zorunda kalmış en sonunda yetimhaneye gelmiştir.

18 – SİYAH İNCİ

Bu kitabın hjikayesi biraz buruk. Anna Sewell tarafından 1877 yılında yazılmış bir romandır. Bu kitabı hayatının son yıllarında, hasta olarak yattığı evinde yazmıştır. Roman, Sewell’in ilk ve tek romanı olup, kısa bir süre içerisinde en çok satılan kitap haline gelmiştir. Sewell, kitap yayımlandıktan sadece beş ay sonra hayata veda etmiştir. Yaklaşık olarak 50 milyon kopya satmış olan Siyah İnci tüm zamanların en çok konuşulan kitaplarından biri haline gelmiştir. Bu kitapta dosdoğru hayvan refahı öğretilirken, aynı zamanda şefkat, sevgi ve saygının insan tedavisindeki önemi vurgulanmaktadır. Siyah İnci çocuk edebiyatının bir öncüsü haline gelmiştir.

19 – GÜLÜN ADI

İtalyan yazar Umberto Eco’nun ilk romanı. Orijinal adı ”Il nome della rosa”. Roman 1980’de yayımlandı ve büyük beğeni topladı. Kısa zamanda birçok dile çevrildi. 1986 yılında filmi de yapılan roman aynı yıl Türkçeye çevrildi. Polisiye Yazarlar Derneği ve Amerika’nın Gizemli Yazarları’nın yayınladığı en iyi 100 polisiye romanı listelerinin her ikisinde de yer almıştır. 50 milyon satış barajını geçen kitaplar listesine adını yazdırmıştır.

Konusu Orta Çağ İtalya’sında geçen romanda, Papa ile İmparator arasında atama yetkisi savaşı, Hrıstiyan tarikatlar arası görüş ayrılıkları, cinayetler, bir Manastır ve etrafında gelişen olaylar, iyi kurulmuş polisiye bir öykü ile bir anlatıcı (Melk’li, Dom Adso) tarafından aktarılmaktadır. Yedi günlük zaman dilimine bölünerek yazılmıştır.
Yazarın İtalya’da, Bologna Üniversitesinde profesör, filozof, tarihçi, estetikçi, Orta Çağ uzmanı, dolayısıyla Orta Çağ konusunda derin bilgi sahibi oluşu, romanı hem başarılı kılmış, hem de tarihi bilgilerle kuşanmış bir yapıt olmasını sağlamıştır.

20 – KARTAL KONDU

İngiliz yazar Jack Higgins tarafından ilk olarak 1975’te yayımlanmıştır. Beyaz perdeye de aktarılan roman bugüne kadar 50 milyon üzerinde satış başarısı göstermiştir. Kitap II. Dünya Savaşını konu ediniyor.

Kitap, sahte belge tekniğini kullanıyor ve Higgins, İngiliz mezarlığında on üç Alman paraşütçünün gizlenmiş mezarını keşfedilmesini anlatarak açılıyor. İzleyen, Otto Skorzeny’nin Hitler müttefiki Benito Mussolini’nin gerçek hayat kurtarmasından esinlenmiştir. Benzer bir fikir Hitler tarafından, Himmler’in güçlü desteğiyle düşünülür. Abwehr (Alman askeri istihbaratı) başkanı Amiral Wilhelm Canaris’e, Başbakan Winston Churchill’i yakalamak ve onu Reich’e getirmek olanaksız görünen bir görev hakkında bir fizibilite çalışması yapmak için emir verdi.

21 – WATERSHIP TEPESİ

İngiliz yazar Richard Adams’ın en ünlü romanıdır. (Orijinal ismi: Watership Down). Türkçeye Deniz Dülgeroğlu Altıparmak tarafından çevrilmiştir. 1972 yılında İngilizce olarak basılan eser bugüne kadar 50 milyonu aşkın okur tarafından satın alınmıştır. Geçen aylarda kaybettiğimiz yazar hakkındaki makalemizi okumak için tıklayınız.

“Watership Tepesi” Yazarı Richard Adams Yaşamını Yitirdi

 

 

22 – THE HITE REPORT

Bu eserin 50 milyondan fazla satmasının sebebini yazarın nasıl biri olduğunu öğrendiğinizde daha iyi anlayacaksınızdır. Shere Hite 2 Kasım 1942’de Amerika’da doğan Amerikalı bir Alman seks eğitimcisi ve feminist. Alman vatandaşlığına geçmek için Amerika vatandaşlığından feragat etmiştir. Seksolojik çalışması öncelikle kadın cinselliğine odaklanmıştır. Hite, Masters and Johnson ve Alfred Kinsey ile birlikte biyolojik cinsel araştırmalar üzerine çalışmalar yapmıştır. Ayrıca, Anne Koedt’in Vajinal Orgazm Efsanesi gibi 1970’lerin feminist hareketi ile ilişkili kuramsal, politik ve psikolojik çalışmaları referans alır. Gizli gizli okunacak eserler arasına bunuda yazalım.

23 – CHARLOTTE’UN SEVGİ AĞI

E.B. White tarafından yazılan bir 1952 yılı Amerikan çocuk romanı. Bir örümcek ve domuzun alışılmadık arkadaşlığını konu alan bir eserdir. Wilbur çiftçinin katletme tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, Charlotte, çiftçiyi yaşatmasına izin vermek için Wilbur’u öven mesajları yazar. Basıldığı 1952’den bu yana 50 milyon üzerinde satış gerçekleştirmiştir.

 

 

 

24 – THE GINGER MAN

İlk olarak 1955 yılında Pariste basılmıştır. Yazarı ise J. P. Donleavy’dir. Hikaye, savaş sonrası 1947’de İrlanda’nın Dublin kentinde geçmektedir. Yayınlanmasından sonra, gerek müstehcenlik gerekçe göstererek İrlanda’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yasaklandı.

 

 

 

 

25 – HENRİ POKER VE KİTAPİNA KARDEŞLİĞİ

Şaka tabii ki. Ama olmaması içinde bir neden göremiyorum. Tabi bu arada 50 milyon satışı da görmek isteriz.

 

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı giriniz